7 Şubat 2007 Çarşamba

Murphy ...

Murphy gerçekten de iyi bir adam, kafa adam, açıksözlü bir kişilik; işte ondan derlemelerim:

Herkese güven, sonra da kartları kes

Bir kişinin fikirlerini çalmaya sahtekarlık, bir çok kişininkini çalmaya araştırma derler

İstisnalar daima kaidelerden fazladır

Hayat geriye doğru anlaşılabilir; ancak ileri doğru yaşanır

Dünyadaki nüfus sürekli artar ama toplam zeka sabit kalir.

İşler iyiye gitmeden önce kötü gider... İşlerin iyiye gidebileceğini kim söyledi?

Pipo, akıllı bir adama düşünmek için süre tanır; fakat akılsız için ağzına sokuşturacağı bir şeyden ibarettir.

Bir tartışmada şüpheye düşerseniz mırıldanın, başınız derde girerse tartışmaya başkanlık edin.

Ağır ağır ilerleyen birini geçmek mümkün değildir

Zorlamayın, daha büyük bir çekiç getirin

Eldeki bir kuş, tepenizdeki bir kuştan daha güvenlidir

Her çözüm yeni sorunlar doğurur

İşler çıkmaza girerse herkes kaçar

Bir hata ikinci kez yapılmaz. İkinci kez yapıyorsanız üçüncü kez de yapacaksınız demektir.

Bir çocuk yetmez; ama iki çocuk da gereğinden fazladır.

Sigara dumanı içmeyene doğru ilerler.

Bir berbere asla “traş olmam gerekiyor mu”, satıcıya ise “fiyatlarınız nasıl” diye sormayın

Anlamıyorsanız çok açıktır.

Profesyonellerin ne yapacağı kestirilebilir; ama dünya amatörlerle doludur

İhtiyacı olanlara yardım edin, onlar sizi hatırlar; tekrar ihtiyaçları olunca.

Asla yorgun veya dinlenen bir kadınla kavga etmeyin.

Kendi işini başkasına yaptıranlar için hiçbir iş imkansız değildir.

Özür dilemek, izin almaktan daha kolaydır.

Düşünmekten bıkılınca varılan yere sonuç derler

Tecrübe ona ihtiyacınız geçtikten sonra edinilir

Sıcak tencere ve soğuk tencere aynı görünür.

Herkes sinirlerini kaybetmişken sakinliğinizi koruyorsanız belki de durumu anlamıyorsunuz.

Bütün cansız cisimler sadece ayaklarınıza dolaşmaya yetecek kadar hareket eder

Ne kadar geride kalırsanız, yetişmek için o kadar çok vaktiniz olur.

Harika esprileriniz hiç hatırlanmaz, aptalca sözleriniz ise hiç unutulmaz.

Murphy kanunları Ohm kanunundan daha geçerlidir.

Herkesi memnun etmeye çalışırsanız, kimse bundan hoşlanmaz

Toplantı, gündemin tartışıldığı ve saatlerin boşa harcandığı bir faaliyettir.

Sizi izleyenlerin sayısı yaptığınız işin saçmalığı ile doğru orantılıdır.

Kolay yol her zaman mayınlanmıştır

İyilik cezasız kalmaz.

Favorim; Murphy savaş yasalarından bazıları:
-geri tepmesiz tüfekler geri teperler.
-asla unutma ki silahın en düşük fiyat veren firma tarafından yapılmıştır.
-eğer hücumun iyi gidiyorsa, pusuya düşmüşsündür.
-bütün beş saniyelik el bombası fünyeleri üç saniyeliktir.
-kolay yol her zaman mayınlanmıştır.
-üstüne gelen ateşin geçiş önceliği vardır.
-eğer düşman dışında her şey azalıyorsa savaştasınız demektir.
-eğer düşman menzil içinde ise sende öylesindir.
-bir şeye aşırı ve çaresiz bir şekilde ihtiyacın olduğu anda telsizler çalışmayacaktır.
-bir el bombasının tesirli yarıçapı her zaman senin sıçrayabileceğin mesafeden bir ayak boyu daha fazladır.
-süngü kanunu der ki; mermisi olan kazanır.
-eğer düşmanı göremiyorsan o seni hala görüyor olabilir.

6 Şubat 2007 Salı

Hayat


Hayat…

Kuralları sığ bir oyundu önceleri
Çok sisli bir denizdi şimdiye kadar
Ve dayatması gibiydi O’na kural koyanların

Neyi neden yaptığını bilmeden
Pişmanlığı öğrenemeden
Hissettin içinde onu

Anlam veremediğin işler yaptın
Oldun herkes, istemeden aslında
“Ama suç onlarda…”
Sakın avutma kendini bununla
Sağırlaşmışsın sanki duyamayacak kadar kendini
Bu sessizlikte…
Bu sensizlikte…
Bu oyunlarda…
Bu kumarda…
Bu hileli zarlarla…

Sonra sen…
Birdenbire
Çıkardın kendini kınından,
Sıkılmıştık çünkü bizi sıkan bu oyundan.

28.10.2006

5 Şubat 2007 Pazartesi

Nietzsche

schön ists, miteinander schweigen
schöner, miteinander lachen...

güzeldir karşılıklı susmak
daha güzeli de gülüşmek

- insanca, pek insanca'dan -

1 Şubat 2007 Perşembe

At last...



İlkler özeldir. Bilkentin ilk öğrenci dergisi "Bilkent Koza" bugün sabah 4000 adet kardeşiyle saat 10:20 sıralarında Bilkentte salınmaya başlandı. Kaan'la 11:40 Kıraç vardiyasında hem eğlendik hem de dağıtım rekoru kırdık, FEASS da ise işler kesattı, fazla dağıtım yapamadık, benim karizmam sayesinde 5-10 tane sadece. Yarın bcc standına tayinimi isteyecem :)) Kıraç standında hoş enstantaneler oldu, mesela...

Ben standda otururkene yanıma gelen kız, dergilere baktı baktı, sonra:

- "Alabiler miyim" dedi, bozuntuya da vermedi, 5 dakika güldüm, hoş bi vurguydu

Ücretsiz arkadaşlar, alın okuyun. İçinde 9 aylık bir çabanın ürünleri var...

31 Ocak 2007 Çarşamba

Ebyaz...

Ders seçimlerinin ve yeni dönemin stresini yaşamamı engelleyen bir şey varsa o da çekimlerine yeni başlanan filmimiz "Ebyaz" oldu. Cuma günü başlayan çekimlere, cumartesi günü iştirak ettim. Ekip oldukça iyi, yönetmen de işini biliyor olunca çekimler yorucu olmaktan çok eğlenceli oluyor. Kamera arkası ilgimi çekiyor, bu filmde de epey yararlı deneyimler ediniyorum, hadi bakalım :) Çekimler her ne kadar geç bitse de, eve gittiğim zaman çekimdeki geyiklerimizi ve ortamdaki sıcaklığı hissedince yorgunluğum kendiliğinden bitiveriyor.

"Ebyaz" bana kalırsa çok ses getirecek bir film olacak; bir de galası olursa geçen seneki gibi, bakın görün Bilkent nasıl bu filmi konuşacak

Hepimiz Berkiniz, hepimiz mühendisiz

İşlerimi düzene koyar gibi oldum; hemen yazayım da kavuşayım bloguma deyiverdim... Cumadan beri seçmeli ders işleriyle uğraşıyordum akademik manada :P Sonunda geçen dönem alamadığım ilk göz ağrım psikoloji dersni alabildim. Ama nasıl zor oldu, sevinemedim bile.

Ders programımı mucizevi bir şekilde ayarlayabildikten sonra deha program stars'ın bir türlü eklemeye yanaşmadığı 6. dersim için önce intro to social psiko'yu istedim. Perşembe günü önce psikoloji bölüm sekreteri dünyalar güzeli Duygu Hanım'a kota açması için başvurdum. Ama pols sekreterinin ilgilendiğini söyledi, hemen ardından da psikoloji için bana yer bulmak için kendini paralamaya başladı. Ben uyacak section yoktur heralde derken, cesur ve güzel Duygu Hanım bana bir tane buluverdi. Ama cuma sabahına kota açtırmam lazımdı çünkü maşallah yurdum insanı psikoloji ilmine hücum ediyordu...

Cuma gününün benim için stres dolu olacağını nerden bilebilirdim. Sabahın 9 unda geldim gene psikoloji'ye, Duygu hanım: "sen git bölüm sekreterine, ordan beni arasın hemen açayım kotayı" dedi. Ben bölüm başkanının anlı şanlı tuğrasını atmasını beklerken add-drop kağıdına, kotalar dolmuş. Sinirle psikoloji sekreterliğine seyirttim. Yanımda bizim bölümden başka bi eleman bitiverdi. İkimiz sekretere yöneldik ve o da ne: Emre Özgen de katıldı hasbıhalimize... Ben ısrarla bana uyan tek sectionun 2 olduğunu ve psikoloji ve sosyal psikoloji alabilmek için nerdeyse tüm sectionlarımı değiştirdiğimi anlatırken; o önce bize Kanada'dan gelen dünyaca ünlü bi hocanın dersi nasıl olur diye sordu. Onun sectionu bana uymuyordu; ben artık ağlamaklı oldum. Sesim titrerken Emre ÖZGEN, section 2 ve 3 ü boşaltmak için yeni section açacaklarının garantisini verdi, ve "pazartesiyi bekleyin gençlerrr" dedi.

Pazartesi de güç bela açılan 11 kişilik kotadan 8. olarak psikoloji alemine girdim.

Salı günü de Oliver Wright'la ilk dersime de girdim. Kendisi tam bi İngiliz. İlk saatten başladı derse. Hatta bize "Cognitive psychology'nin" ne olduğunu yazmamızı istedi önce onunla ilgili bir kısa paragraf dağıtarak... "Ulan ne demekti bu cognitive" derken hislerimla "bilişsel psikolojidir la bu, davranışsal olamaz " diyerek işin içinden sıyrıldım. Gerçekten de öyleymiş, hoca yazdıklarıma "pretty good" diyince valla sevindirik oldum. Ama dersin kitabı için sıra değil rahle lazım bize, bu sorunu nasıl atlatacaz bakalım...

26 Ocak 2007 Cuma

Instant judgement day

Bir tatbikat bu kadar doğaüstü olaylara gebe kalırsa ben de bu işe el atarım…. Tatbikatımız şenlik havasında başlıyor, çoluk çocuk, hısım-akraba gelmiş herkes çekirdek çitleyerek izlemeye. İlk deneme başarılı. İkincisinde serüveni bol olaylar silsilesi başlıyor. Bi itfaiyeci alevler içinde kalıyor; ama maşallah amcam yılların emektarı; durumdan doğaüstü güçler kazanarak çıkıyor. Öldürmeyen şey onu da güçlendiriyor hatta bir adım ötesinde, amcaya ateşe hükmetme hatta onunla aduket çekebilme yeteneği bahşediyor. Ama büyük güç büyük sorumluluk getirir di mi yani; amcam gücünü kötüye kullanarak amirlerine ateş fırlatıp ortalığı mahşer yerine çeviriyor; ulan bu kadar kolay bi şey nasıl böyle karmaşık bir hal alıyor; bize de “noldu lan bir anda öleee! Bi daha izleyeyim şunu ben” demesi kalıyor